31 Aralık 2008 Çarşamba

2008’in En Önemli Bilimsel Olayları

2008'in En Önemli Bilimsel Olayları

İyisiyle kötüsüyle 2008 yılını geride bıraktık. Geride kalan bu bir yıllık süre içerisinde öne çıkan ve tarihe geçen bilimsel olaylardan birkaçı....

CERN - Büyük Hadron Çarpıştırıcısı:

Evrenin oluşum sırlarını ortaya çıkartması beklenen proje, yalnızca 2008'in değil tüm zamanların en büyük ve en çok konuşulan deneyi oldu. Big Bang patlamasından sonraki koşulları yaratarak maddenin sır perdesini aralayabilmeyi amaçlayan deney, dünyanın sonuyla ilgili felaket senaryolarının yazılmasına neden olmuştu. Bing Bang Deneyi olarak da adlandırılan deneyin ilk aşaması başarıyla tamamlanırken, daha sonra çıkan arızaların giderilmesi amacıyla deneye bir süre ara verilmişti.

Mars'ın Kutbuna İnildi:

Nasa'nın Mars'a gönderdiği Phoneix (Anka Kuşu) uzay aracının, gezegenin kuzey kutbuna inmesi 'Mars'ta hayat var mıydı?' sorusunun yanıtı için çok büyük bir adım oldu. Anka Kuşu, gezegene inişinden kısa bir süre sonra kuzey kutup bölgesinde, mikrobik düzeyde de olsa bu gezegende bugün veya geçmişte yaşam olabileceğine ilişkin önemli bir bulgu olan 'buz'u bulmayı başardı.

Yapay DNA Dizilimi Oluşturuldu:

ABD'deki bilim adamları, tamamen yapay canlılar oluşturmak için ilk adımları attı. Bilim adamı Craig Venter, ilk kez bir bakterinin sentetik, yani yapay DNA dizilimini oluşturmayı başardı. Bilim adamları, tamamıyla laboratuar ortamında hayat verilmiş canlılar için çalışmalarını sürdürüyor.

Görünmezlik Elbisesi:

Kaliforniya Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, üç boyutlu nesnelerin çevresindeki ışığı bükerek onları görünmez yapabilecek bir malzeme geliştirdi. Araştırmacılar gelecekte, insanları bile gizleyebilecek kadar büyük malzemeler yapılabileceğini söylüyor.

125 Bin Goril Türü Keşfedildi:

Doğal hayatı koruma uzmanları Afrika'daki Kongo Cumhuriyeti'nin el değmemiş bir bölgesinde en az 125 bin gorilin varlığını keşfettiklerini açıkladı. Gorillerin dünya üzerindeki nüfusunun 100 binden az olduğu tahmin ediliyordu.

Tarih Öncesi Canlılar Hayata Dönüyor:

Buzlular içerisinde buldukları mamut kıllarından yola çıkan bilim adamları ilk kez soyu tükenmiş bir hayvanın genetik şifresinin büyük bir kısmını çözmeyi başardılar. Bu gelişme sayesinde son 100 bin yıl içerisinde soyu tükenmiş herhangi bir canlının yeniden yaşama döndürülebilmesi mümkün olacak.

Türk Bilim Adamından Einstein'ın Kuramını Çürüttü:

Prof. Dr. Tolga Yarman'ın yaptığı çalışmalarla Einstein'ın Genel Görecelik Kuramı'nı çürütmesi bilim dünyasında çok büyük yankılar uyandırdı. Einstein'ın teorisine göre hiçbir etkileşmenin, ışık hızından daha hızlı olamaz. Fakat Türk profesör Yarman, yaptığı deneylerde, bağıl manyetik alanın, ışık hızından en az 4 kat daha hızlı yayıldığını kanıtladı.

Kaynak: http://www.teknoportal.gen.tr/

26 Aralık 2008 Cuma

Oldukça iyi kaleme alınmış bir yazı

TARİH SENDEN ÖZÜR DİLİYORUM

1915 Ermeni tehcirinde yaşananlar, bir grup yazar ve aydının başlatacağı imza kampanyasıyla yeniden gündeme taşınacak. Kampanyanın öncülüğünü akademisyenler Ahmet İnsel, Baskın Oran ve Cengiz Aktar ile gazeteci Ali Bayramoğlu yapıyor.

Yılbaşında internette başlatılacak  "Özür diliyorum" adlı kampanya metninde şöyle deniliyor:

"1915'de Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı Büyük Felaket'e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum"

Bravo Ahmet İnsel,

Aferin   Ali Bayramoğlu'na…

Maşallah Prof. Baskın Oran'a…

Suphanallah Dr. Cengiz Aktar'a…

Ve onların yazdıkları gazetelere…

Ve bu özür bildirisine imza koyacak Türk Aydınına!

Yukarıdaki metni hazırladıkları için… İmza attıkları için… İmzaya açtıkları için… Vatan onlara borçludur, Millet minnettardır.

Doğru söylüyorlar. Gerçeği yazıyorlar.

Osmanlı Padişahı bir gece kalabalık rüyalar gördü.

Devlet erkânı, harpten darptan uzak, güllük gülistanlık imparatorluğun huzur ve sükun ortamından sıkıldılar.

Aralarında düşündüler, asker evlatlarımızı nasıl oyalayalım, ne işle meşgul edelim diye…

"Tehcir Kanunu" olarak bilinen, sevk ve iskân kanununu çıkardılar.

14 Mayıs 1331(27 Mayıs 1915) tarihli geçici kanunu yürürlüğe koydular.

"Osmanlı Devleti'ne karşı casusluk ve hıyanetleri görülenlerin ayrı ayrı veya birlikte savaş alanlarından uzak yerlere gönderilmesini" öngören bu yasa durup dururken çıkarılan bir yasaydı.

"Bu yasanın silâhsız sivil halkı ve Osmanlı Ordusunu, Ermeni çetelerine karşı korumak amacı için hazırlanmış bir yasa olduğu da" kocaman bir Osmanlı yalanından ibarettir…

"Osmanlı Devleti'nin yaptığı işlem, hukukî bakımdan sınır dışı etme (deportation-expulsion) mahiyetinde değildir...Tehcir yasasıyla gerçekleştirilen nüfus nakli, ülke içi nakildir (displacement-relocation). Devletin bekası ve ülke bütünlüğü gibi hayati önemdeki ulusal güvenlik ihtiyaçları bu önlemleri zorunlu kılmıştır." diyenler halt etmiş!

Onun için elbette özür dilenmelidir.

Ortada ne savaş var, ne casusluk söz konusu, ne de hıyanet…

  • Taşnak da yok, çete de yok ve hatta kurşunlanıp, süngülenen yüz binlerce Müslüman Türk, birbirlerini kırdılar…
  • 1915-1919 yılları arasında Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da 519.000 Müslüman-Türk'ü de Ermeniler katletmediler…
  • Birinci Dünya Savaşı'nda Çarlık Rus orduları Doğu Anadolu'yu işgal ederlerken Rus ordularına ajanlık yapanların içinde bir tane bile Ermeni yoktu, kim uyduruyor bu yalanları?
  • Ermeniler, asla ve asla Rusya'nın ve Batılı devletlerin bölgedeki taşeron gücü olmamışlardır. Uluslar arası anlaşmalara suni Ermeni sorununu taşımak suretiyle tarihi Türk topraklarında bir Ermenistan devletinin kurulmasında Ermeni ihanetinin hiçbir rolü de yoktur!
  • 1973-1995 yılları arasında ASALA tarafından dünyanın 21 ayrı ülkesinde 41 diplomatımız alçakça şehit edilmesiyle de Ermenilerin ilişkilendirilmeye çalışılması beyhude bir çabadan ibarettir.
  • Rusların yardımıyla Azerbaycan'ın %25 oranındaki toprakları Ermeniler tarafından işgal edildiğini kim ima ediyor, bu alçakça iddiayı hangi bilim ve tarih düşmanı cahiller öne sürüyor…
  • Bir buçuk milyon Azerbaycan Türkü,  topraklarından zorunlu göçe tabi tutulmadılar ki, olar, iç turizmi canlandırmak amacıyla turistik geziye çıkmışlardı, bir daha da yurtlarına dönmek istemediler!
  • 1995 tarihli Ermenistan Anayasasında Türkiye'nin Doğu topraklarını; Erzurum, Kars, Ardahan, Ağrı, Iğdır, Erzincan, Van'ın,"Batı Ermenistan" olarak tanımlanması ve haritalarında bu vatan topraklarımızın ,"Batı Ermenistan" şeklinde gösterilmesi de haritaları basan matbaaların yanlışlığından ibarettir!
  • Bugün birçok ülke parlamentoları na taşınan sözde soykırım yasa tasarılarının arkasında Ermenistan devlet başkanı ve Ermenistan hükümetinin bulunduğunu iddia etmek gülünç bir tespit ve gerçek dışı bir iddiadır! 

    O nedenle elbette özür dilenmelidir!!!

    O nedenle,


 

Bravo Ahmet İnsel'e...

Aferin,  Yazar Ali Bayramoğlu'na…

Maşallah, Prof. Baskın Oran'a…

Suphanallah Dr. Cengiz Aktar'a…

Ve onların yazdıkları gazetelere…

Ve bu özür bildirisine imza koyacak Türk Aydınına!!!

Bu aydınlara bakıp ben de bir özür ihtiyacı duyuyorum.

Ama Ermeniler'den değil...

İzan senden özür diliyorum!

Akıl senden özür diliyorum!

İnsaf senden özür diliyorum!

Ecdad senden özür diliyorum!


 

Ahmet ÇAKIROĞLU